Elektromanyetik Uyumluluk Testleriyle CE İşaretleme

CE işaretleme yönetmeliği kapsamında ürünlere uygulanan testlerden biri olan EMC, Elektromanyetik Uyumluluk ifadesinin İngilizce kısaltmasıdır. Yetkili firmalarca gerçekleştirilen bu incelemelerle, ürünün nitelik ve kullanım amacına göre geniş kapsamlı testlerin ardından teknik rapora ilgili analiz sonuçları eklenir. Firmaların EMC testi fiyatları ise talebin hangi sınıftaki bir ürün için yapıldığı, kullanım amacı ve yönetmeliklerin bu sınıf için talep ettiği incelemelerin içeriğine bağlı olarak değişir. Üretici firma, uluslararası akreditasyona sahip bir firmadan EMC testi hizmetleri konusunda yardım alması ve maliyet hesaplamalarına bu elektromanyetik uyumluluk incelemelerin de dâhil etmesiyle CE işaretleme için gerekli harcamaları rasyonel biçimde hesaplayabilir.

Üretimin ilk aşaması olan tasarımdan itibaren CE yeterlilik ve bu doğrultuda uygulanan elektromanyetik uyumluluk testlerine ilişkin standartları ve maliyetleri hesaplamak, ürünün istenen niteliklere sahip olacak biçimde dizayn edilmesini sağlar. Aksi halde firmanın ekstra maliyeti göze alarak, istenen standartları karşılamayan ve dolayısıyla CE işareti taşıması mümkün olmayan ürün için tekrar araştırma ve geliştirme çalışmalarına yatırım yapması gerekecektir. 1995 yılında dönemin Avrupa Birliği üyesi ülkelerin aralarında anlaşmaya vararak ve sonra birliğe dâhil olmak için kabul edilmesi zaruri olan bir şarta dönüşen Yeni Yaklaşım Direktifleri, CE işareti taşıyacak ürünlerin alçak gerilim değerleri gibi elektromanyetik salınım özelliklerini de bazı standartlara endeksler. Bu standartların karşılanmaması durumunda ürünün elektromanyetik salınımı yüzünden oluşabilecek riskler ve arızalar göz önünde bulunularak satışa izin verilmemektedir. EMC testi için yapılan başvurularda üründe aranan elektromanyetik salınım özellikleri ise ürün niteliği, kullanım alanı gibi farklı kriterler göz önünde bulundurularak belirlenir.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamı aynı üretim güvenliği ve uyumluluk standartlarını kabul ettiğinden, birlik üyesi herhangi bir ülkede üretilen ürünün genel kabul gören standartlar dışında olması mümkün değildir. Ancak dışardan herhangi bir ürünün ithalatı söz konusu olduğunda ilgili ülkedeki mevzuatın farkı olması, bu ürünün farklı standartlar doğrultusunda üretilmesinden kaynaklı problemleri beraberinde getirir. Bu problemleri ortadan kaldıran CE işaretleme prosedürü ithal edilen ürünlerin de birlik içinde kabul gören nitelik şartlarını karşılayacak özellikle olmasını sağlamaktadır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *