Rekabet Hukuku ve Haksız Rekabet Davaları

Rekabet hukuku mal ve hizmet piyasasına dair rekabetin korunması ile ilgili yasal durumları kapsar. Rekabet sisteminin dengeli ve doğru bir biçimde uygulanmasını sağlayan düzenlemelerden oluşan rekabet hukukunun amacı, rekabeti engelleyici, bozucu ya da kısıtlayıcı anlaşma, karar ya da uygulamalar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin kötüye kullanımını engellemek için denetleme ve düzenleme yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktadır.

Haksız Rekabet Davaları

Haksız rekabet davaları, ticaret hukukunda bir birey ya da kurumun, başka bir birey ya da kurum üzerinde uyguladığı zarar verici hareketler dolayısıyla açılır. Haksız rekabet davaları ihlal, ifşa ya da iftira dolayısıyla açılabilmektedir. Haksız rekabet davası kapsamına giren durumlar şöyledir:

  1. Marka ve patentin ihlal edilmesi

Bir kişi ya da kurumun bir markayı temel alarak, o markayı birebir kopyalaması ile işlenen cürümlerdir. Marka ve patent ihlali durumlarında, ihlale uğrayan kişi ya da kurum haksız rekabet davası açabilmektedir.

  1. Ticari sınırların ifşa edilmesi

Bir kişiye ya da bir kuruma ait olan ticari sınırları haksız bir şekilde ele geçirmesi durumunda ticari sınırlar ifşa edilmiş olur. Hırsızlık ya da şantaj yapılarak veya rüşvet aracılığıyla bir kişi ya da kuruma zarar verilmesi durumunda haksız rekabet davası açılmalıdır.

  1. İftira

Bir kişi, kurum ya da bunlarla ilişkili herhangi bir uygulama hakkında iftira ya da yalan haber yaymak, rekabet hukukunu ihlal eder. Bu durum da kişi ya da kurum, iftira ya da yalan haber dolayısıyla marka ya da kişi haklarına zarar veren kurum veya kişiye haksız rekabet davası açabilir.

Haksız rekabet davaları için ticaret mahkemelerine başvuru yapılması gerektiği gibi bu alanda uzman olan avukat ya da hukuk bürolarından destek almak dava süreci açısından oldukça önemlidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *